Kümelenme Temelli Stratejilerin Küçük ve Orta Boy İşletmelerin (KOBİ) Rekabet Avantajlarının Artırılmasına Yönelik Etkileri
Ekonominin temel dinamiklerinden birisini oluşturan KOBİ’leri faaliyetleri; ulusal, bölgesel ve sektörel kalkınma aşamalarında, endüstrileşme uygulamalarında hatta liberalleşme sürecinde olumlu ve sinerjik etki ortaya çıkarmaktadır. Aynı zamanda, hızlanan küreselleşme sürecinde dünyada, politik ve sosyal sistemlerin denge unsuru, demokratik toplum ve liberal ekonomide de bir çeşit sosyal sigorta görevini icra etmekte ve sosyal dokunun korunmasına katkıda bulunmaktadırlar.
KOBİ’ler ekonomik hayatın vazgeçilmez unsurları olup, istihdama, yenilikçiliğe ve girişimciliğe katkıda bulunmakta, büyük işletmelerin tamamlayıcısı görevini üstlenmekte ve aynı zamanda, esnek yapıları ile yeni teknolojilerin adaptasyonunu daha kolay bir şekilde gerçekleştirerek daha az yatırım ile daha fazla ürün çeşitliliği sağlamaktadır.
Dünya ve Türkiye’de KOBİ’lerin Genel Durumu (2010)
• Dünyadaki ekonomik işletmelerin % 99’u KOBİ’ler
• KOBİ’ler ülkelerin milli gelirlerinin % 55-95’ini yaratıyor
• Dünya toplam işgücünün % 50’den fazlası KOBİ’lerde çalışıyor
• KOBİ’ler dünyada yeni açılan iş
• İstihdam imkanlarının büyük bir kısmını üretiyor
• KOBİ’ler dünya ekonomisinin en dinamik unsurları
• Ekonomideki dinamiklerin ve gelişimin temelinde KOBİ’lerdeki
• Ekonomik zayıflıklara çözüm arayışları vardır
• KOBİ’ler ekonomik ve sosyal ilerleme için en temel unsurlardır
• KOBİ’ler daima dünyayı değiştirmiştir, değiştirmeye de devam edecektir
Günümüzde artık KOBİ’lerin ekonominin önemli yapı taşları olduğu hemen hemen bütün sektör oyuncuları tarafından da teyit edilmektedir. Avrupa Birliğine üye tüm ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de faaliyet gösteren üretim endüstrisi firmalarının yaklaşık %99’unu KOBİ’ler oluşturmaktadır. Ortada görünen durum böyle iken KOBİ’lerin rekabetçilik güçlerinin diğer ülkelere kıyasla zayıf olduğu görülmektedir.
Nitekim aşağıdaki Tablo’da da görüldüğü gibi Hindistan, Japonya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Almanya gibi ülkelerde tüm işletmelerin %99’a yakınını KOBİ’ler oluşturmakta ve kendi ülkelerinde önemli ölçüde ihracat ağırlığına sahiptir. Ancak ülkemizdeki bu oran hemen hemen aynı olmasına rağmen KOBİ’lerimizin ihracat oranı sadece %10 civarında seyretmektedir.
Sonuç olarak, uluslararası pazarlardaki gelişmeler karşısında rekabet gücümüzün sürdürülebilir hale getirilmesi için KOBİ’lerimizin ihracata hazırlanma ve ihracat sürecinde desteklere ihtiyacı vardır.
Bazı Ülke Ekonomilerinde KOBİ’lerin Durumu (2010)
Ülkeler Tüm İşletmeler İçindeki Oranı (%) İhracat İçindeki Payı (%)
• Hindistan 99 50
• Japonya 99 38
• ABD 99 32
• Almanya 99 31
• Türkiye 99 10
Kümelenme ve KOBİ’lerin Rekabet Avantajı
Kümelenme tipi endüstriyel organizasyonların da yapı taşlarını oluşturan KOBİ’ler, gelişmiş kümelenme yapılarında önemli olarak rekabet avantajı elde etmektedir.
KOBİ’lerin stratejik kararları almakla yükümlü bireyleri genelde en üst seviyedeki karar vericilerdir. Ülkemizdeki durum incelendiğinde; bu kimseler genelde şirketin sahibi veya daha nadir de olsa profesyonel yöneticilerdir. KOBİ’lerin üst seviye yöneticilerinin genelde firma iç kaynaklarını kullanarak rekabet üstünlüğü sağlamak konusunda oldukça başarılı olduklarını kabul edilebiliriz. Oysa aynı karar vericilerin firmaların dış kaynak imkanlarını kullanarak firmalarına sağlayabilecekleri fırsatlar konusunda oldukça geride olduklarını da gözlemlemekteyiz. Yapılan analizler, aynı sektörde olan firmaların beraber iş yapma kültürlerinin çok zayıf olduğunu ve bu firmaların aralarında ciddi bir güven problemi olduğunu ortaya koymaktadır. İşte firmaların içlerinde bulunduğu sektörün imkânlarını kullanmak için gerekli işbirliği ortamının oluşturulmasında son yıllarda kullanılmaya başlanan ve dünyada hızla kabul gören kümelenme yaklaşımı bu kapsamda Türk KOBİ’lerinin rekabet üstünlüklerinin artırılması için yeni ve önemli bir imkân olarak öngörülmektedir.
Kümelenme aynı zamanda gerek küçük gerekse büyük firmalar ve bölgeler düzeyinde rekabetçi yapılar oluşturulmasını sağlayan ve çağdaş kavramları içeren bir yaklaşım olması noktasında yerel yönetimleri, kamu otoritelerini, özel kuruluşları, araştırma kurumlarını, sivil toplum kuruluşlarını ve toplumun diğer ilgili kesimlerinde yer alan oyuncuları bir araya getirmektedir. Böylece planlamalar ve uygulamalar, merkeziyetçilikten çıkıp yerel oyuncuların katılımı ile gerçekleştirilmektedir. Bu süreçte, rekabetçi gücü yüksek sektör ve/veya sektörlerin seçilip, eksik oyuncularının tamamlanıp, aralarındaki iletişimin sağlanması amaçlanmakta, nihai hedef olarak sektörün uluslararası rekabetçilik gücünün artırılmasına ve sürekli hale getirlmesine yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Kümelenme yaklaşımı ile kurulan iletişim, alıcı-satıcı ilişkisi, ortak pazarlama, Ar-Ge, eğitim ve kullanım, dernekleşme vs. ile güçlü bir sinerji ortaya çıkaran oyuncular işlem maliyetlerini düşürmekte (transaction cost) ve yenilikçiliği (innovation) tetiklemektedirler.
Dr. Hakkı Eraslan
|