ŞİRKETİNİZİ DOĞRU YÖNETİN!
İş dünyasında şirketlere baktığımız zaman her geçen gün birçok şirketin varlığına son verildiğini görmekteyiz. Bir şirketin kapanması, iflası bir ülke ekonomisi için büyük bir kayıptır. Her alanda yarattığı fırsat maliyeti çok yüksek olan bu durumun önlenmesi küresel ekonomide makro ekonominin rekabet gücü açısından büyük bir değer taşımaktadır. Hem ekonomik hem de sosyolojik sonucu olan şirketlerin başarısızlıklarının önüne geçmek her zaman mümkündür.
Uzun yıllara varan akademik ve ampirik bilgi birikimi çerçevesinde Türkiye’de şirketlerin iyi yönetilmediğine dair çok somut bilgiler mevcuttur. Özellikle günümüzün koşullarında şirketlerin yönetimi çok daha zorlu bir süreçten geçmektedir. Bu dönemde yöneticilerin ve şirket sahiplerinin ellerinde mucizeler yaratacak araçların olmasına daha çok ihtiyaç duyulmaktadır. Doğru bilgiye sahip olmak ve bu bilginin yaygınlaştırılmasının iş dünyasının rekabetçi ve çalkantılı koşulları açısından çok büyük önem taşıdığını düşünmekteyiz. İş yaşamında şirket sahiplerinin ve yöneticilerin belirsizlik ortamında karar vermek zorunda olmaları, nitelikli ve metodik bilgiye olan ihtiyacı artırmaktadır. Bunun da ancak güçlü bilimsel modeller ile iş dünyasının gereksinimlerinin konsolidasyonu ile gerçekleşeceğini düşünmekteyiz. Burada yaratılacak güçlü sinerji, iş dünyasındaki bütün paydaşlara olumlu bir şekilde yansıyacaktır.
Şirketler vizyon olarak iş dünyasının realitelerini bilimsel yöntemler ile analiz ederek, daha isabetli ve güvenilir kararlar almayı hedeflemelidirler. Kurumsal işleyiş modelini bu vizyon çerçevesinde yapılandıran şirketlerin, iş dünyasına içinde yaşadığımız fırtınalı çağda orijinal ve alternatif çözümler sunmaları gerekmektedir. Bu amaçla iş dünyasının Ar&Ge birimi gibi şirketlerinin rekabetçi yönetilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir. İş dünyasında yönetim uygulamalarına, insan kaynakları ve kurumsallaşma çalışmalarına yönelik olarak güvenilir, doğru, yenilikçi ve etkin modeller, şirketlerin bünyesinde yer alan üst düzey araştırmacılar tarafından piyasa dinamiklerine göre her şirketin özgün yapısı dikkate alınarak geliştirilmesi gerekmektedir.
Şirketlerin rekabet gücü, iş dünyası ile ilgili olarak sahip olduğu güçlü ve derinlikli bilgi birikimine dayanmaktadır. Bu bilgi birikimini iş dünyasının değişen koşullar karşısında ayakta kalabilmesine yönelik olarak işletim modelleri geliştirmeleri için büyük önem taşımaktadır. Güçlü, rekabetçi ve etkin işletim modelleri şirketlerin rakipleri karşısındaki en önemli silahlarıdır. Bu paradigmaya uygun çalışmak bu çerçevede şirketlere rekabetçi bir işletim modeli yaratmak ayakta kalmak için çok önemlidir.
Günümüzde iş dünyasının temel karakterini rekabet ve belirsizlik oluşturmaktadır. Küreselleşen ve rekabet sınırlarının tamamen yok olduğu iş dünyasında, şirketleri farklı işletim sistemleri üzerine kurmak güçlü bir liderlik gerektirmektedir. Bunu başarabilen şirketler büyük kazançlar yaratmakta ve çok hızlı bir şekilde büyümektedirler. Şirketlerde bu tür temel yapıların kurulması noktasına çok önemli bir zorluklar söz konusudur. Şirketlerin rekabet güçlerinin gelişmesine yönelik olarak özellikle her basamaktaki insan gücünün geliştirilmesi, geleceğe yönelik olarak şirketlerin stratejilerinin doğru bir şekilde belirlenmesi ve kurumsal işletim sistemlerinin üst seviyede yapılandırılması noktasında şirketlerin güçlü modellere sahip olmalarının büyük bir önemi vardır.
Şirket sistemlerinin rekabetçi iş ortamında yönetilebilmesi için en önemli faktörlerden biri de işletim sisteminin güçlü metrik modellere dayandırılmasıdır. Özellikle operasyonel etkinliğin ölçülmesinin ve tahmin edilmesinin şirketlere önemli düzeyde maliyet avantajları yaratacağı düşünülmektedir. Ayrıca bugün geliştirilen modellerin çoğu karmaşık ve detaycıdır. Çoğu yönetim karar destek sistemlerinde kullanılmamaktadır. Şirket yönetimleri bu metrik modellerin basitleştirilmesi ve işletim sisteminin ölçülebilir bir yapıya dönüştürülmesi sürecinde önemli zorluklar yaşamaktadırlar.
Şirketlerin işletim sistemlerini geliştirmeye yönelik olarak her türlü araştırma modelini ustalıkla kullanmaları gerekmektedir; deneysel, doğalcı, etnoğrafik, nitel, nicel modelleri şirketlerin ihtiyaçları olan alanlarda kullanma noktasına üst düzey bir donanım ticari olarak büyük bir değer ifade etmektedir. Böylece şirketlerin gelişimine ve vizyonlarına yönelik olarak üretilen bilgilerin daha etkili ve rekabetçi olması sağlanmış olacaktır.
Günümüzün keskin rekabet ortamında şirketlerin gelişmesi, büyümesi ve daha krlı hale gelmesi noktasında güçlü bir liderliğe, yüksek motivasyona ve kararlı bir ekibe ihtiyaç duyulmaktadır. Şirketlerinin yaşamasını isteyen iş adamları ve yöneticiler daha nitelikli platformlarda bir araya gelmeleri gelecekte şirketlerin yaşamını kurtaracaktır. Aksi halde şirketler her bakımdan büyük bir risk altındadır. Bir gün nasıl olduğunu anlamadan şirketinizi kaybetme riski ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu noktada alacağınız hiçbir önlem şirketinizi kurtarmaya yetmeyecektir. Sonuçta, herkesin büyük kayıp içinde olduğu çok olumsuz bir tablo ortaya çıkacaktır.
ŞİRKETLERİ DOĞRU YÖNETMEK İÇİN NELER YAPILMASI GEREKİYOR?
Şirketlerin doğru yönetilmesini engelleyen birçok faktör mevcuttur. Her şirketin durumu kendisine özgü bir nitelik göstermektedir. Doğru olan şirketlerin ne kadar sağlıklı yönetilip yönetilmediğinin bilimsel modeller ve veriler ile ortaya konması, şirket yönetimi ile bunların karşılıklı şekilde ele alınmasıdır. Aşağıda kısaca iş dünyasında yaşanılan gerçek olaylar üzerinden bazı çıkarımlar yapılamaya çalışılacaktır. Bu tür durumlar her şirket için geçerli olmayabilir. Birçok şirketin özellikle doğru bir şekilde yönetilmediğinin aşağıdaki faktörler ile ilgili olduğu yapılan alan çalışmalarında görülmüştür. Bu faktörlerin sadece bir kaçı aşağıda ele alınacaktır.
Doğru insanlar ile çalışmak: Şirketlerde çalışılan elamanların sadece %10’u doğru elamanlardır. Bunlar tamamen şirketin ihtiyacı olan nitelikte ve yetkinliktedirler. Geriye kalan %80’i ise idare edecek nitelikteki ortalama elamanlardan oluşmaktadır. Şirketlerin bu tür elamanlara ihtiyacı vardır. Ancak bunlar temel yapıyı destekleyen ve mucizeler yaratan çalışanlar değildir. Geriye kalan %10’luk elamanlar ise tamamen şirkete zarar veren maliyetleri arttıran elemanlardan oluşur. Önemli olan bunların tespit edilmesi ve sorunun ortadan kaldıracak önlemlerin alınmasıdır. Orta vadede bu tür çalışanlara ilişkin sorunlarınızı çözemediğiniz zaman üstün nitelikli elamanları da kaybetme riski ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Özellikle yanlış yönetici seçimi şirketlerin feci şekilde başını ağrıtabilir. Çünkü yanlış yönetici her zaman arabayı uçurumdan aşağıya sürebilir. Şirketler büyük mali kayıplar yaşayabilir ve hedeflerine ulaşamazlar. Bu yüzden doğru yöneticiler ile çalışmak şirketler için hayati bir önem taşımaktadır.
Parayı doğru harcamak: Şirketler kazandıkları paraları yanlış harcayarak ellerindeki en önemli silahlarını yok ederler. Bu tarz kaynak kullanımı şirketlerin adeta savunma mekanizmalarını yok etmektedir. Yapılan araştırmalarda özellikle şirketlerin önemli bir kısmı özellikle, batık maliyet etkisi nedeniyle yapmış oldukları yanlış yatırımlardan ya da harcamalardan geri dönememektedir. Bunun sonucu olarak daha fazla zaman ve para harcayarak yanlış yapmış olduğu projenin ya da işin şirkete olan maliyetlerini çok daha fazla yükseltmektedirler. Bunun yanında şirketlerde özellikle aşırı harcamalar, plansız ve kontrolsuz kaynak yönetimi şirketlerin mali yapılarını sıkıntıya düşürmektedir. Özellikle kriz ortamlarında kaynak ihtiyacı çok daha fazla olduğu için paranın doğru harcanması, yatırımların doğru yapılmasının çok büyük önemi vardır. Örneğin bir termal otelin odalarına termosifon takması işini düşünelim. Bu tesis normalde termal olduğu için su ısıtmak için ek bir yatırıma ihtiyacı yoktur. Ancak işi bilmeyen ya da dikkatsiz bir proje yöneticisi gereksiz harcama yapabilmektedir. Bu durumlara iş dünyasında sık sık rastlanmaktadır. Böylece kaynaklar yanlış kullanılarak şirketlerin rekabet gücüne büyük zararlar verilmektedir.
Doğru düşünmesini öğrenmek: Doğru iş yapmak öncelikli olarak doğru düşünmekle başlar. İş dünyasında yer alan aktörlerin düşünce biçimlerini ya da zihinsel haritalarını incelediğimiz zaman birçok şirketin doğru düşünme sistematiğine sahip olmayan yöneticiler tarafından idare edildiğini görmekteyiz. Örneğin bir restaurant ya da gıda işletmesini ele alalım. Buranın patronu ya da yöneticisinin eğer hijyen duyarlılığı yoksa yapılan bütün işler yanlış olur.
Konaklama işletmelerinde bu sorunun inanılmaz düzeyde bir sorun olduğunu görmekteyiz. Bu konuda düşünce becerisi olmayan konaklama işletmelerinin nitelikli bir hizmet vermesini beklemek de maalesef mümkün değildir. Bu noktada en önemli nokta iş açısından doğru bir düşünce paradigmasına sahip olmaktır. Her işin doğru bir düşünme modeli vardır. Yöneticiler ve iş sahipleri bu doğru düşünce modelinin ne olduğunu kavradıkları zaman şirket çok daha hızlı büyüyecek, satışlar çok daha iyi düzeylere çıkacak ve şirketin markalaşması sağlanmış olacaktır.
Doğru stratejiye sahip olmak: Bugün iş dünyasına baktığımız zaman başarılı şirketlerin en temel özelliklerinin doğru stratejiye sahip olmalarından geçtiğini görmekteyiz. Örneğin perakendede büyük başarı sağlayan BİM özellikle fix cost’u çok iyi yöneterek rakiplerine büyük bir fark atmış durumdadır. Aynı segmentte yer alan diğer şirketlerin BİM’in başarısına ulaşmaları çok zor görünüyor. Hatta taklit etmeye çalışan şirketlerde oldu; ancak aynı başarıyı sağlama şansı yakalayamadılar. Burada BİM’in başarısının altına yatan gerçek faktör, şirketin sahip olduğu kültürdür. Şirketlerin kültürleri kendilerine özgüdür. Onları taklit etmek çok kolay değildir. Taklit etseniz bile aynı başarıyı gösterme şansınız olmaz.
Ama perakendede variable cost’u iyi yöneterek en az BİM kadar başarılı olmuş iş modelleri de mevcuttur. Dolayısı ile her iki stratejide şu anda piyasa şirketlerin rekabet etmesine olanak sağlayacak güçte görünüyor. Ama hangisinin daha uzun soluklu olduğunu ve hangisinin daha yaratıcı süreçler ile şirketlere katkı vereceğini önümüzdeki günlerde piyasa bize söyleyecektir.
Prof. Dr. Murat Kasımoğlu
|